Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.
 
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
 
Ara

Yönetim Kurulu Başkanı'nın mesajı 

Suzan Sabancı Dinçer

Yönetim Kurulu Başkanı

2020 yılında COVID-19 ile birlikte uzun zamandır benzeri görülmemiş bir salgın tüm dünyayı derinden etkilerken, trajik olarak 2 milyonun üzerinde kişi hayatını kaybetti. Dünya genelinde vaka sayısı 100 milyonu aştı. Dünya bir taraftan sağlık sorunu ile topyekûn mücadele ederken, salgının yayılmasını azaltmak için birçok ülkede yılın ilk yarısında uygulanmaya başlayan kapanmalarla birlikte dünya ekonomisi derin bir resesyona girdi. Krizin derinleşmesini azaltmak amacıyla, merkez bankalarının ve hükümetlerin uygulamaya koydukları parasal ve mali desteklerle birlikte, 2020’nin ikinci yarısında birçok ülkede V şeklinde dipten bir toparlanma yaşandı. Ancak COVID-19 salgınının devam ediyor olması ve buna bağlı olarak özellikle hizmet sektöründe kısıtlamaların devam etmesi ile işsizlik yüksek seyrediyor. Büyüme görünümü hala kırılgan, düşük enflasyon seviyeleri de desteklerin uzunca bir süre devam etmesini gerekli kılıyor. Olumlu bir gelişme ise aşının yılın son ayında uygulanmaya başlaması oldu. Aşının yaygın kullanılmaya başlamasıyla 2021’in ortalarına doğru çok daha olumlu bir ortam içinde olacağımızı ümit ediyorum.

Nitekim aşı gelişmeleriyle 2021 yılı için küresel büyüme tahminlerinin de yukarı yönlü güncellendiğini görüyoruz. Ancak Avrupa, ABD ve diğer başlıca ülkelerin eski büyüme trendlerine ulaşmasının zor olduğu, enflasyonun baskılandığı bir ekonomik görünümde başlıca merkez bankaları da kısa vadeli faizlerini uzunca bir süre mevcut çok düşük seviyelerinde tutmaya devam edecek. Ayrıca büyük ölçüde varlık alım programları yoluyla ek parasal destekler de sürüyor: 2020 yılında başlıca merkez bankalarının bilanço büyüklüğü 10 trilyon ABD Doları artarken, 2021 yılında da bilanço büyüklüklerinin artmasını bekliyoruz. 2021 yılında büyümenin tekrar toparlanacağı ve bunun küresel risk algısına vereceği olumlu destekle gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin devam edeceğini değerlendiriyoruz.

2020’de yurt içinde de hükümet, merkez bankası ve kamu otoriteleri salgının yarattığı tahribatı azaltmak için bir seri tedbir açıkladı. Yılın ikinci çeyreğinde ekonomi, salgının etkisiyle yıllık bazda %9,9 daralma göstermesinin ardından, üçüncü çeyrekte ise ertelenmiş talep ve kredilerdeki artışın etkisiyle yıllık %6,7 büyüme gösterdi. Ekonomik büyümeye; tüketim ve yatırım harcamaları katkı sağladı. Net ihracatın büyümeye katkısı ise, ihracattaki daralma, zayıf hizmet gelirleriyle ithalattaki yüksek artıştan dolayı negatif gerçekleşti ve cari dengenin artış göstermesine neden oldu. 2020 yılında cari dengenin milli gelire oran olarak %5’ler seviyesinde tamamlayacağını tahmin ediyoruz.

Bankacılık sektörümüz, daha önceki ekonomik döngülerde olduğu gibi, COVID-19 salgını sürecinde de ekonomiye desteğini sürdürerek, sağlık krizinin ekonomik faaliyetlerde oluşturduğu olumsuz etkinin mümkün olan en düşük düzeylere çekilmesine destek verdi. Makroekonomik politika adımlarına ek olarak bankacılık sektörünün kesintisiz desteğinin de etkisiyle, Türkiye ekonomisinin, zorlu 2020 yılını yaklaşık %1,5 düzeyinde pozitif bir büyüme ile kapatmasını bekliyoruz.

2020 yılı cari açık ve enflasyonda artış yaşadığımız bir yıl oldu; 2021 yılını yeniden dengelenme yılı olarak değerlendiriyoruz. Enflasyon, 2020 yılında döviz kurundaki değer kaybının da etkisiyle yılı %14,6 seviyesinde tamamladı. Enflasyonun 2021’in ilk yarısında tepe noktaya ulaşmasının ardından yıl sonuna kadar kademeli düşüş göstermesini bekliyoruz. TCMB’nin, enflasyon risklerinin yukarı yönlü olmasından kaynaklı, sıkı para politikası duruşunu sürdürmesini, politika faizinin enflasyondaki düşüşe paralel olarak yılın ikinci yarısından itibaren ise kademeli bir şekilde gerilemesini bekliyoruz. 2021 yılında krediler ve altın ithalatında normalleşme görüleceğini, ihracatın küresel ekonomideki büyüme ile birlikte ivmeleneceğini, seyahat gelirlerinin aşı gelişmelerine bağlı olarak artış göstereceğini ve tüm bunlara bağlı olarak cari açıkta da azalış görüleceğini değerlendiriyoruz. 2020 yılının ilk yarısında, alınan önlemler ve mali tedbirlerin etkisiyle harcamalardaki yıllık artış, gelirlerin üzerinde gerçekleşirken, yılın ikinci yarısından itibaren iç talepte görülen toparlanmayla birlikte gelirlerde ivmelenme görüldü. Bu gelişmelere bağlı olarak bütçe açığı, 2020 yılında öngörülenden daha olumlu performans gösterdi. 2021 yılında da temkinli maliye politikasının devam edeceğini değerlendiriyoruz.

COVID-19 salgını gibi çok üzücü bir süreç, ekonominin diğer paydaşları gibi bankacılık sistemi açısından da önemli bir operasyonel test olmuştur. Bankacılık sektörü olarak insan kaynağı, teknoloji ve dijitalleşmeye yönelik yapmış olduğumuz yatırımlar, özellikle salgının ve buna bağlı olarak yaşanan kapanmaların yoğun gözlendiği dönemlerde, faaliyetlerimizi kesintisiz olarak sürdürmemizi ve kredi sisteminin işlerliğini korumayı sağlamıştır. Sektörümüzde dijital dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da hızlanacağını öngörüyoruz.

Bankacılık sektörü olarak güçlü sermaye ve likidite yapımız, sağlam bilançomuz ve uluslararası fonlara erişim kapasitemizle ekonomimize destek olmaya devam edeceğiz.

 
 
 
Bu yardımcı oldu mu? Evet Hayır