Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.
 
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
 
Ara

Yönetim Kurulu Başkanı'nın mesajı 

Suzan Sabancı Dinçer

Yönetim Kurulu Başkanı

2020 yılında başlayan Koronavirüs salgını, ortaya çıkan yeni varyantların etkisiyle 2021 yılında da küresel ekonomi üzerinde belirsizlik üretmeye devam etmiştir. Özellikle 2021 yılı sonlarında ortaya çıkan Omikron varyantıyla birlikte vaka sayıları yeniden yükseliş eğilimine geçmiştir. Virüse karşı aşının geliştirilmiş olması ve aşılama çalışmalarının özellikle gelişmiş ülkelerde başarıyla devam etmesi, küresel ekonomik aktivitenin önemli ölçüde toparlanma göstermesine destek olmuştur. Ancak aşılamada daha sınırlı ilerleme kaydeden ülkelerde virüsün yayılmaya devam etmesi, yeni varyantların oluşumuna zemin hazırlarken, ortaya çıkan yeni mutasyonlar tüm dünyayı etkileyen bir belirsizliğe neden olmaya devam etmektedir. Dolayısıyla, önümüzdeki süreçte özellikle aşılama düzeyleri düşük olan ülkelerde kat edilecek mesafe, virüse karşı küresel mücadelede en önemli başarı kriteri olacaktır.

Küresel ekonomi açısından 2021 yılı bir toparlanma yılı olmuştur. Nitekim Uluslararası Para Fonu, 2021 yılı ekonomik büyüme tahmini de %5,9 olup, büyümenin yüksek seviyede gerçekleşmesi beklenmektedir. Ekonomik toparlanmanın beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, küresel riskli varlık fiyatlamalarında ve emtia fiyatlarında hızlı artışlara neden olmuştur. Emtia fiyatlarındaki artışlar ve tedarik zincirindeki sorunlar 2021 yılında küresel enflasyon baskılarının önemli ölçüde artmasına neden olmuştur. Fed, yüksek seyreden enflasyon ve güçlenen iş gücü piyasasıyla, net varlık alımlarının daha hızlı bir şekilde sonlandırılmasının uygun olduğu, politika faizinin de daha erken veya daha yüksek bir hızda normalize edilmesinin gerekebileceğini belirtmektedir. İngiltere Merkez Bankası ise Aralık ayında politika faizini, sürpriz bir şekilde 15 baz puan artırarak %0,1’den %0,25’e yükseltmiş ayrıca para politikasında bir miktar ılımlı sıkılaşma olabileceğini belirtmiştir.

Yurt içinde ise ekonomik aktivite, yılın üçüncü çeyreğinde de %7,4 ile güçlü büyümesini sürdürmüştür. Son çeyreğe ilişkin öncü veriler, ekonomik aktivitenin bir miktar ivme kaybetmekle birlikte büyüme eğilimini sürdürdüğüne işaret etmektedir. 2021 yılını çift haneli büyüme ile tamamlayacağımızı değerlendiriyoruz. İhracatımız, dış talepteki toparlanmanın etkisiyle güçlü büyüme eğilimini sürdürmüş olup, yılı 225 milyar dolar ile rekor yüksek seviyede tamamlamıştır. İthalatta ise, altın ithalatında düşüş görülmesine karşın, emtia fiyatlarındaki yüksek artış ve iç talepteki olumlu seyrin katkısıyla artış sürmüştür. Seyahat gelirleri ise, aşılama gelişmeleri ve seyahat kısıtlamalarının kalkmasının etkisiyle, artış göstermeye devam etmektedir. Bunlara bağlı olarak cari açıkta kademeli iyileşme görülmektedir. Enflasyon; yüksek emtia fiyatları, artan küresel gıda fiyatları, birikimli kur etkileri ve yüksek seyreden maliyetler kaynaklı yükseliş eğilimini sürdürmektedir. 2021 yılında enflasyon %36,08 olarak gerçekleşmiştir. TCMB; talep faktörlerinin, çekirdek enflasyon gelişmelerinin ve arz yönlü faktörlerin ayrıştırılarak değerlendirildiğini belirtmiş ve buna bağlı olarak, politika faizini Eylül ayından bu yana toplamda 500 baz puan faiz indirerek %14 seviyesine çekmiştir. Bütçe dengesi olumlu performans göstermeye devam etmiştir. 2021 yılında bütçe gelirleri yıllık %37 ile güçlü artış gösterirken, bütçe harcamalarındaki artış ise %33 olarak gerçekleşmiştir. Bunun neticesinde, bütçe dengesi 192,2 milyar TL açık vermiştir. Orta Vadeli Program’da bu yıl için bütçe açığı tahmini 230 milyar TL olup, yılı bu seviyenin altında tamamlamıştır.

Bankacılık sektöründe; bireysel kredilerde artış eğilimi sürerken, alınan makro ihtiyati önlemlerle enflasyon ve cari denge üzerindeki olumsuz etkisi azaltılmaya çalışılmaktadır. Ticari kredilerde de artış gözlenmektedir. Sektörde sorunlu kredi oranı Kasım ayı itibarıyla %3,2 düşük seyretmekte, sermaye yeterlilik rasyosu ise %17,8 seviyesindedir.

2021 yılı dünya açısından, küresel ısınmaya bağlı olarak yangın, sel gibi doğal afetlerin de arttığı bir yıl olmuştur. Emisyon oranları azaltılmadığı takdirde de önümüzdeki yıllarda dünyamızın daha büyük felaketlerle karşı karşıya kalma riski bulunmaktadır. Yine küresel ekonomi açısından da bu olumsuzlukların gittikçe daha da artan bir şekilde ekonomik parametreleri etkilemesi beklenmektedir. Bu bağlamda ülkemizin de imzaladığı Paris İklim Anlaşması gelecek nesillere daha iyi bir gelecek sağlayabilmemiz açısından büyük öneme sahiptir. Türkiye dahil birçok ülkede bu konuda artmaya başlayan farkındalık çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konuların ön plana çıkmasını sağlamıştır. Buna paralel olarak sürdürülebilir finansman prensipleri de ekonomik kalkınmada, işletme kararlarında ve yatırım stratejilerinde artan ölçüde belirleyici olmaya başlamıştır. ESG eğiliminin güçlenmesine paralel olarak bu stile uygun yatırım ve finansman ürünleri de hızla gelişmektedir. Ülkemizde de sürdürülebilir finansmana verilen önem hızla artmakta ve bankacılık sektörü uygulamalarında yaygınlaşmaktadır. Bankacılık sektörünün ihraç ettiği çevreci/ sürdürülebilir tahvil miktarının 2016 yılından bu yana artarak toplamda 2,7 milyar dolara yükseldiğini görmekteyiz.

Türkiye’nin köklü kurumlarından biri olarak biz de sürdürülebilirliği iş stratejimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yıllardır devam ettiğimiz faaliyetlerimizi ülkemizin, toplumumuzun, çevrenin ve paydaşlarımızın değişen ihtiyaçlarına paralel olarak konumlandırıyoruz. Sektörümüzün sürdürülebilirlik konularında oynadığı kritik rol ve etkinin bilincindeyiz. Böyle önemli bir konuda ülkemiz bankacılık sektöründe öncü bankalar arasında olmaktan gurur duyuyoruz.

Geleceğin Türkiye’sini yaratmayı bankacılığın ötesinde bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu bilinçle, bankamızın kültürünün önemli bir parçası olan çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızın ışığında, toplumumuza artı değer sağlamak için çalışıyoruz. Tüm yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı ülkemizin ve yeni nesillerin geleceği için, uzun vadeli bir bakış açısıyla yapmaya devam edeceğiz.

 
 
Bu yardımcı oldu mu? Evet Hayır